DAHA   

Yokluklar içinde geçti gençliğim
Yinede köyümde daha mutluydum
Buğdaydı arpaydı ekip biçtiğim
Yinede köyümde daha mutluydum

Gözüm açtım yoksullukla tanıştım
Çile dolu bir yaşama karıştım
Soğuklarda titremeye alıştım
O titrer halimle daha mutluydum

Dünyadan habersiz yalnız köyümde
İçerdim tertemiz soğuk suyunda
Daha güvenliydim kendi soyumda
Ben sığır güderken daha mutluydum

Bir saatlık yolda ekin dererdim
Ekmeğime katık ayranla yerdim
Kışın ısınmaya keven sökerdim
Kar ı kürelerken daha mutluydum

Kaplara deterjan meşe külüydü
Saç başa şampuan dere kiliydi
Dünyayi sevdiren sevgi diliydi
O ilkel yaşamdan daha mutluydum

Yıkanırdım şelalede göllerde
Türkü haykırırdım ıssız yollarda
Alıç armut simsilik i dallarda
Seçip yolar iken daha mutluydum

Kış günlerde toplanırdık bir eve
Cenkleri dinlerdik hem seve seve
İsteyene su verirdik hevesle
Köyde radyo yokken daha mutluydum

Yamalar giyerdim el yırtığını
Köyde yaparlardı gön çarığını
Boylardı yün çorap diz kapağını
Köyde ter kokarken daha mutluydum

Bir katır almaya güç mü yeterdi
İnatçıl eşekle iş mi biterdi
Harmanı taşımak günler isterdi
Yaya dağ yolunda daha mutluydum

Bir çeşmesi vardı yüz elli evin
Suyu getirdin mi eh artık sevin
Bazen kırılırdı sanki hevesin
Köyde perişanken daha mutluydum

 

 

MUTLUYDUM

Öküzle sürerdik dağı bayırı
Tırpanla dererdik koca çayırı   
Hoş görünür iş yapanın seyiri
İşten ezilirken daha mutluydum

Kazma patlatırdı elim nazikti    
Ekmeğim sırtımda her dem azıktı
Bu yoksulluk sülâleme kazıktı
Yoksul perişanken daha mutluydum

Kardeşimle kurşun kalem bölerken
Fakirliğe dişlerimi bilerken
Nice nice düşlerimi kurarken
Hayalle yaşarken daha mutluydum

Kevendi kermey dı kesti yakacak
Kışın çökelekti  ekmeğe katık
Hayvanların yemi oldu mu artık
Ağıl da yatarken daha mutluydum

İlkbahar olunca dağa göçerdik
Hollik evi tazeleyip girerdik
Sonbaharda kışla köye dönerdik
Dağlı ovalıyken daha mutluydum

Bir urup buğdayla düven sürerdim
Teki bir kıratla sığır güderdim
Doksan yüz kıratla çoban dururdum
Para hırsım yokken daha mutluydum

Harman savrulurken çerçi gelirdi
Buğdaya karşılık üzüm verirdi
Konulur ortaya zevkle yenirdi
Yağımla pişerken daha mutluydum

Büyük sözü dinliyordu kırgınlar
Bu yüzde olmazdı köyde dargınlar
Lakin çoktu yoksullukta yorgunlar
O yoksul halimle daha mutluydum

Köpek dövüştürür at koştururdum
Çakmak taşı ile ateş yakardım
Hastalığa doktor yedir bilmezdim
İsli köy evinde daha mutluydum

Halil’der mutluluk parayla olmaz
Arasan tarasan bence bulunmaz
Giderim köyüme o günler gelmez
O gençlik yıllarda daha mutluydum

Halil YAZGAN