CEMAL AĞA
Hazırlayan - araştırmacı yazar
Halil YAZGAN

ENGÜZEK KÖYÜNÜN DİPLOMAZIZ DOKTORU, AVUKATI VE BİLGE KİŞİSİ
CEMAL MENGÜŞOĞLU

Cemal Mengüşoğlu 1919 Yılında Engüzek Köyünde Doğdu.
(Gerçek Doğum Tarihinin 1917 Olduğunu Söylerdi)
Engüzek Köyü O Tarihlerde Malatya’nın Akçadağ İlçesine Bağlıydı.1925 Yılında Hekimhan’ın İlçe Olmasıyla Birlikte Hekimhan’a Bağlandı.
(Hekimhan 23 Haziran 1921 Tarihinde İlçe Oldu, Ancak 1925 Yılında Kaymakam Atandı.) 
 Hekimhan İlçesine Ulaşım Durumunun Çetin Olması Nedeni İle , 1984 Yılında Darende İlçesine Bağlandı.
Cemal Mengüşoğlu’nun Babası Yusufhan Ve Dedesi Zazo Köyün İleri Gelenlerindendi. Çok Geniş Arazileri Olmasa da Yöreye Göre Köyün Zenginleriydi. İşlerinin Yürütülmesi İçin Çiftçi Çoban Ve Hizmetkârları Bulunmaktaydı. Annesi Hatın (Hatun) Köydeki Şeholar Kabilesinde Hasan Ve Koyun Kızıdır. Cemal Mengüşoğlu Daha Önce Şener Olan Soyadını Mengüşoğlu Olarak Değiştirmiştir.
Cemal Mengüşoğlu’nun Dedesi  Zazo’nun, Okumasının Olduğu Rivayet Edilir.Babası Yusufhan’da Medrese Eğitimi Görmüştür.Yusufhan Oldukça Eğitime Düşkündür.Çocuklarının Okuması İçin Elinden Gelen Çabayı Harcar.Köyün Çocuklarının Okuması İçin Bir Öğretmen Temin Edilir.Köyde Okuyan Her Öğrenci, Öğretmen Ücreti Olarak Yıllık Birer Altın Verirler.Cemal Mengüşoğlu 7 Yaşında Öğrenim Görmeye Başladı.Okulda Oldukça Başarılı Olduğunu Belirtmekteydi.
Anlattığına Göre ‘’ Önceleri Köyde Okul Yoktu. Hekimhanlı Mahmut Hoca, Öğrencilerin Evlerinde Bizi Okuturdu. Öğretmen Cuma Günleri Köylüye Örnek Teşkil Etsinler Diye, Öğrencilere Dam Başında Namaz Kıldırıyordu. Daha Sonra Köyün Top Kaya Mevkiyinde Bir Okul Yapıldı Ve Orada Okumaya Başladık ‘’
 Yusufhan’ın Çocuklarından Takiyettin Felsefe Profösörlüğüne Kadar Yükseldi. Cemal Mengüşoğlu İse Babasının Arazisini Ekip Biçmek Üzere Köyde Kaldı. Onunda Babası Gibi Çiftçisi Çobanı Ve Hizmetkârı Bulunmaktaydı. Köyde Ve Çevrede Herkes Ona Cemal Ağa Derdi.  Cemal Ağa, Abeyi Takiyettin’den Her Fırsatta Kitap İster.Takiyettinin Gönderdiği Kitapların Dışında, Kendisi İhtiyaç Duyduğu Kitapları Satın Alırdı. Eline Geçen Kitapları Okuyarak Kitaptaki Bilgileri İyice Öğreniyordu.
 Kendisinin Anlattığına Göre ‘’ Teşhisten Tedaviye’’ İsimli Kitapla Tıbbi Bilgimi ‘’Kendi Avukatım Yanımda’’ İsimli Kitap İle Hukuk Bilgimi Geliştirdim. Bu Kitapların Dışında Farklı Kitaplar Okuyarak Bu Konulardaki Bilgimi Geliştirdim .’’Diyordu.
O Kendi Kendine Kitaplardan Edindiği Bilgi İle Köyün Ücretsiz Avukatı, Doktoru Ve Bilge Kişisiydi. Köyde Hastalananlara Hastalığının Teşisini Koyup, Tedavi Ediyordu. Hastalar İçin Gerekli Gördüğü İlaçları, Satın Alarak Evinde Bulunduruyordu. Hastalara, İğne Yapmasını da Öğrenmişti. Kendi İğnesini Dahi Kendi Yapıyordu.İğne Yapmak İçin Almış Olduğu Enjektörü Suyun İçinde İyice Kaynatmadan İğne Yapmazdı. O Günün Koşullarında Hastayı İl Veya İlçeye Doktora Götürmek Hemen Hemen İmkansızdı. Köyden İl Ve İlçeye Açılan Yol Yoktu. Ayrıca Araçta Yoktu. Hayvan Sırtında Günlerce Gidilerek İl e Varıldığını Düşünsek Bile, İlde Sağlık Sektörü’de Gelişmemişti. Kendi Köyünün Dışına Açılmayan Köylü, Şehirde Doktor Bulup Kendi Derdini Anlatacak Durumda Değildi. Ekonomik Açıdan Yoksul Olan Köylünün Masrafları Karşılayacak İmkanları Bulunmamaktaydı. Cemal Ağa Bir Doktor Kadar Bilgili İdi. Hastalar Cemal Ağa’dan Aldığı İlaçlarla Düzeliyordu. Zaman İlerleyip İmkanlar El Vermeye Başlayınca, Köylü Diplomalı Doktorlara Gitmeye Başladı. Ancak Doktora Gidenler Doktorun Vermiş Oldukları İlaçları Beğenmeyerek, Cemal Ağa Ya Tekrar Gidip, İlaç Yazdırarak Kullanmaya Başladılar. Cemal Ağa’nın Hastalara Yaklaşımı Onlara Psikolojik Destek Sağlıyordu. Cemal Ağa’nın Vermiş Olduğu İlaçla Mutlaka Düzeleceklerine İnanıyorlardı.
Köyde Çoğu Evler Büyük Bir Öküz Veya İnek Keserek Kavurma Yapardı. Kış Boyunca Bu Kavurmayı Tüketirlerdi.(8-10 Teneke Kavurması Olanlar Olurdu) Kışın Kavurma Ve Kavurmalı Yemeklerin Yapılmasına Ağırlık Verilirdi. Cemal Ağa Gelen Hastanın Yağ Oranın Yüksek Olduğu Teşhisini Koyduğu Hastalarına ‘’ Yağlıdan Kaçın, Bol Bol Çökelek Ye’’ Derdi. Köyde Esprili Yaklaşımda ‘’ Bol Bol Çökelek Ye ‘’ Derler.
Ağılbaşı Köyünde (Engüzek) Belediye Teşkilatının Kurulmasından Sonra 11 Yıl Belediye Encümeni Görevinde Bulundu. Köyde Muhtarlık Da Yapan Cemal Ağa, Köylünün Devlet Dairelerindeki İş Ve İşlemleri Pürüzsüz Yerine Getirirdi. Evraklarına El Yazısı İle Çok Güzel Yazı Yazardı. Yazının Cemal Ağa Ya Ait Olup Olmadığını, İlişkili Olduğu Bütün Dairelerin Çalışanları Anlardı. Muhtar Olmadığı Dönemlerde De Köylünün Dilekçe, Evlenme Ve Ölüm Tutanakları Gibi Evraklar O Yazardı. Muhtarlara Saadece Mühürleme İşi Kalırdı. Köylü Mahkemeler İle İlgili Davalarda Avukat Tutmaya Gerek Görmez, Cemal Ağadan Gerekli İzahatı Alır Ona Dilekçesini Yazdırırdı. Cemal Ağa Ceza Yasasını da Bir Hukukçu Kadar Bilirdi. Kanun Kitapları Elinin Altında Bulunurdu Ve Çoğunu Ezberlemişti. Kurşunlu Nahiyesine Bağlı 19 Köy Bulunmaktaydı. Ağılbaşı ‘Da Kurşunlu Nahiyesine Bağlıydı. Nüfusla İlgili İş Ve İşlemler Nahiyede Yürütülüyordu. Nüfusta Evlenme Ve Çocuklarının Tehcili İle İlgili Bir Af Kanunu Çıkar. Cemal Ağa Af Kanununda Faydalanan Kim Varsa Evlenme Günün Tarihini Yazarak Nüfus Baş memuruna götürür. Nüfus Memuru Biriktirilmiş Olan Evrakların Çok Olduğunu Görünce ‘Af Yasasının Bitimine 3 Gün Gibi Bir Süre Kaldı Bu Nedenle Evrakları Kabul Etmem’ Der.
Cemal Ağa ‘’Yasa Gereğince Bunları İşlemek Zorundasın, İşlemez İsen Kaymakam Veya Vali Kanalı İle Bunları İşletirim’’ Der. Cemal Ağa Oradan Ayrılarak Malatya’ya Gider Bir Dilekçe Eşliğinde Valiliğe Sunar. Valilik Bir Üst Yazı İle Evraklar İşlendikten Sonra Bilgi Verilmesini İsteyerek, Hekimhan Kaymakamlığına Göndererek Evrakların İşlenmesini Sağlar.
Cemal Ağa Haksızlığı Sevmediği Gibi Haklı Olduğu Bir Davada Da Hakkını Yedirmezdi.
Cemal Ağa Köyün Rehberi İdi. Alevi İnancına Göre: Din Öncüsü Dede Köyde Sözü Dinlenen Ve Sevilen Bilgili Bir Kişiye Rehber Olarak Belirler. Rehber Toplumsal Ve Dini Konularda Toplumu Bilgilendirir. toplumu Cem Ayinine Hazırlardı. Toplumun Sorunlarını çözer Ve Çözemediği Konuları Dede Ye Bildirir.
Oldukça Sabırlıydı, Hiç Hiddetlendiği Görülmemişti. Dedikodu Etmez, Ömrü Boyunca Hiç kimseyi Kırmamıştır. Zengin Fakir Ayrımı Yapmayarak Herkese Aynı Seviyede Yaklaşırdı. Kibirli Değildi. Hep Hoşgörülüydü. Bir İnsan Ancak Bu Kadar Sakin Olabilirdi.
Bir Gün Köyün Aşıkan Mevkiinde Cemal Ağaya Ait Harmanı Kaldırıyorlar. Hizmetkârlar Buğday Dolu Çuvalları Katıra Yüklerken, Çuvallar Yere Düşer, Buğday Yere Saçılır. Bunun Üzerine Hizmetkârlar Yükü Sıkı Tutmadın Diyerek Birbirlerine Kızar Ve Çeneşirler. Orada Bulunan Cemal Ağa ‘’Kızmayın Kimsenin Sucu Yok Deprem Oldu Deprem, Yük Ondan Düştü ’’ Diyerek Onları Sakinleştirir.
Hüseyin Yücekaya Yıllarca Kendisine Hizmetkar Olarak Çalıştı.
 Kendisine Cemal Ağayı Sorduğumda: ‘’ O Hiç Kızmazdı. Ben Kızdığım Zaman Bağırır Çağırırdım. Sövdüğüm Dahi Olurdu. Cemal Ağa Ne Sinirleniyorsun Der Yüzümü Öperek Beni Sakinleştirirdi. Her İnsanın Onun Gibi Sabırlı Ve Hoşgörülü Olması Bence İmkânsızdır. ‘’ Diyerek Geniş Geniş Anlatmaya Çalıştı.
 Takiyettin Mengüşoğlu Cemal Ağa İçin :’’Ben Devlet Okullarında Okuyarak Profesör Oldum, Cemal Benim Yerimde Olsaydı Kim Bilirdi Ne Olurdu.’’ Demiştir.
Cemal Ağa Köyde Karacalar Kabilesinde Karaca Ve Meryem Kızı Emine İle Evlendi. Bu Evliliğinde 5 Kız Çocuğu Doğdu. O Günün Koşullarında Erkek Çocuğu İstenirdi. Eşi Emine’nin Onayını Alarak İkinci Defa Evlenmeye Karar Verir Köydeki Şeholar Kabilesinde, Mıccı Mustafa Ve Kıymet Kızı Cevahir İle Evlenir. 2. Evliliğinde 4 Kız Ve 4 Erkek Çocuğu Doğar. Köyde Yaşanan Göç Dalgası Cemal Ağa’yı Da Köyden Ayırdı. 1990 Yılında Yazıhan İlçesinin Balaban Köyünde Arazi Satın Aldı. 2006 Yılında Almış Olduğu Arazinin Üzerine Yaptırdığı Eve Yerleşti. 25 05 2011 Tarihinde Balaban Köyünde Vefat Etti. Vasiyeti Üzerine Ağılbaşı Köyünün Körpınar Mevkiindeki Aile Mezarlığına Defin Edildi.

Kaynak Kişiler
1 Ali Şener - Hacı Garip Ve Zeliha Oğlu 1974 Doğumlu Doktor.
2 Halil Yazgan’ın Özel Arşivi
3 Alirıza Mengüşoğlu  - Cemal Ve Cevahir Oğlu 1962 Doğumlu
4 Hüseyin Yüce -  Kaya Ali Ve Hürü Oğlu


HALİL YAZGAN ARAŞTIRMACI